X

Adresinize katalog gönderimi tarihi sona ermiştir, size en yakın Enza Home mağazalarından kataloğumuza ulaşabilir veya online olarak web sitemiz üzerinden detaylı olarak inceleyebilirsiniz. İlginize teşekkür ederiz.

“Dekorasyon Önerileriyle 6 Başarılı İsim Enza’da”

Yenilikçi vizyonuyla Enza Home, insan ruhuna hitap eden dekoratif unsurları görselliğinden ödün vermeyen, ulaşılabilir mekanlarla buluşturmak amacıyla Türkiye’de alanında öncü ve fark yaratan işlere imza atmış 6 başarılı ismi Enza Home Book’ta buluşturdu.

Mimar ve tasarımcılarından oluşan, farklı disiplinlerden gelen 6 stil sahibi kişi, Enza Home kullanıcılarına dekorasyona dair kolayca uygulanabilecek yenilikçi fikirler vermek amacıyla Enza Home mobilyalarla kendi vizyonları ışığında stilize mekan tasarladılar. Mekanların tasarım sürecinde; konsept hazırlığından ürün revize taleplerine ve sonrasında fotoğraf çekimine kadar uzanan keyifli bir çalışmanın ardından konuklarımızın yaratıcı zihinlerinden çıkan stilize mekanlar tasarladılar. Yaşam alanlarında ihtiyacımız olan huzurlu, rahat, şık ve yenileyici enerjileri, dekorasyonun ötesinde ilham veren bir yaşam tarzına dönüştüren eşi görülmemiş bu proje ile ortaya çıkan mekanları Enza Home Book’un ilerleyen sayfalarında görebilirsiniz.

Yoğun tempolarından zaman ayırarak stil sahibi vizyonlarıyla bu eşsiz projede bizimle birlikte olan tüm konuklarımıza sonsuz teşekkürler.

  • DİCLE HÖKENEK, Mimar, “Modern çizgiler,Pastel renkler…” İncele
  • MEVCE ÇIRACI, Mimar, “Doğa içinde çağdaş mekanlar…” İncele
  • EREN ÇIRACI, Tasarımcı, “Doğa içinde çağdaş mekanlar…” İncele
  • MURAT ARMAĞAN, Tasarımcı, “Huzurlu ve Romantik…” İncele
  • NASİR MAHMUD, İç Mimar, “Mükemmel uyum…” İncele
  • ESRA KAZMİRCİ, İç Mimar, “Doğaya uyanmak…” İncele

DİCLE HÖKENEK

Dicle Hökenek, 2005 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Bölümünden 3.lük derecesi ile mezun oldu.

Öğrenciliği süresince çeşitli ulusal ve uluslararası proje yarışmalarında ödüller kazandı.

2005 Archiprix Mimarlık Öğrencileri Ulusal Yarışması’nda 1.lik ödülü, Borusan Mannesmann-PROSteel Çelik Yapı Projesi Öğrencilik Yarışması’nda ekip başı olarak 1.lik ödülü aldı.




İKÜ Mimarlık Fakültesinden mezun olduktan sonra uzun süre DBArchitects’te Bünyamin Derman ve Dilek Topuz Derman ile birlikte çalıştı. Bu süreç içerisinde konut kompleksi, eğitim yapısı, spor merkezi gibi pek çok kapsamlı projelerde ve yarışmalarda tasarımcı ve proje yöneticisi olarak çalıştı.

Nitelikli mimari proje ve tasarım hizmeti verme amacıyla kurduğu ofisinde; farklı disiplinlerle çözüm ortaklığı yaparak mimari proje üretimlerinin yanı sıra, iç mimari ve ürün tasarımları da yapmaktadır.

2015 yılından itibaren de Kültür Üniversitesi’nde mimari ve Kadir Has Üniversitesi’nde iç mimari stüdyolarında davetli öğretim görevlisi olarak stüdyo yürütücülüğü yapmaktadır.

“Yüksek bir residence katında yer aldığı hayal edilen mekanda, iç mekan peyzaj unsurları ve modern şömine önerisini yine doğal malzeme olan calacatta beyaz mermer ile birlikte kullanarak dengeli ve dingin bir atmosfer kurguladım. Astoria serisinin pirinç detayları ile uyumlu olarak mekanın farklı noktalarında pirinç aksesuarları dengeli bir yerleşim ile tekrar ettik. Astoria Yemek Odası’nın yalın çizgileri ve renklerini ön plana çıkaracak şekilde mekanın olabildiğince fon olarak kalacağı bir anlayışla çalışmamıza yön verdik.”

Tasarım ve tasarlamak sizin için ne ifade ediyor?

Tasarım hayatın her alanında her ölçekte irdelediğim bir kavram benim için. Yaşadığımız kentte yürüdüğümüz sokaklardan evimizin içinde kullandığımız mobilyalara kadar bir çok ürünün bir hikayesi ve tasarımcısı var. Bu nedenle iyi bir tasarım, bulunduğu her alanda hem kullanıcı deneyimi hem de çevresine katkısı bakımından öne çıkıyor. Tasarım yapmak, mimari ölçekten ürün tasarımı ölçeğine kadar her alanda bir keşif yolculuğu benim için. Ele aldığım her yeni konuda olabildiğince parametreyi bir arada değerlendirir, bir çok deneme yaparım. Önemli olan tasarlanan mekanın, objenin abartılı detaylardan uzak, yalın ve sade önerilerle hayat bulmasıdır diye düşünüyorum.

Astoria Yemek Odası’nı dekorasyonda nasıl ve hangi tamamlayıcı unsurlarla kullanmalıyız?

Astoria Yemek Takımı’nın modern çizgileri ve seçilen renklerin pastel tonu hemen hemen her mekana uyum sağlayacak nitelikte. Temel olarak mobilya ile kontrast oluşturması için doğal malzeme kullanımının daha uygun olacağı görüşündeyim. Ahşap duvar yüzeyleri, dokuma halılar, açık renk tonlarında zemin kaplama ve özellikle pirinç detayları olan aydınlatma elemanları ile birlikte kullanılmasını önerebilirim. Pirinç detayların aydınlatmalarda ve aksesuarlarda modern yorumlanışı ile sade ve minimal mekanların, şık ve elegant alanlara dönüşmesi mümkün olacaktır.

Mekanı tasarlarken nelerden ilham aldınız?

Mekan, geçmiş ve gelecek arasında estetik bir bağlantı dengesini araştırıyor.Malzeme çeşitliliği ve farklı yüzey kombinasyonu seçenekleri geniş bir yelpazeye hitap ediyor. İstanbul’da yüksek bir residence katında yer alan modern bir daire kurgusuyla tasarlanan mekan; sadelik, zarafet ve fonksiyonu gelenek ile birleştirerek, markanın zengin mirası ile mekan anlayışında tutarlı bir dil öneriyor.

Yemek odaları genellikle yaşam alanında ikinci planda olan ve kullanım sıklığı kişiden kişiye değişen alanlardır. Biz ise bu alanı şömine ile ilişkilendirerek yaşam alanının önemli bir parçası olduğunu vurgulamak istedik. Mekanı iki farklı alana ayıran şömine, geometrisi ve malzeme dili ile mekan içinde şeffaf bir duvar görevi gördü. Yemek alanı ile şömine ve balkon alanı arasında keyifli bir yemek sonrası dinlenme bölümü oluşturduk. Böylelikle biribiri arasında tanımlı sınırları olmayan farklı alan deneyimlerini iç içe tasarlamak mekanı da daha yaşanılır ve keyifli kıldı diyebiliriz.

Sizce 2018 yılının öne çıkan trendleri neler olacak?

Stil ve konfor arasında kontrollü bir denge vardır, bu denge sağlandığında farklı yaklaşımlar mekanı herkes için ulaşılabilir kılmaktadır. Bu anlayışla içinde bulunduğu zaman diliminin ruhunu yansıtacak ama hiç eskimeyecek yaklaşımlar öne çıkmalıdır. Yaşam alanları düzenlenirken kullanıcının geçmişine, kültürüne, genel beğenilerine uyumlu renk, doku ve mobilyaların seçilmesi önemlidir. 2017’de görmeye alıştığımız pastel tonları, minimal tasarımları ve İskandinav esintisini bu yıl da mekanlarda hissetmeye devam edeceğiz. Yine sadelik, uyum ve sıcaklığın birarada oluşu öne çıkacaktır. Temel olarak soft duvar renkleri ile doğal malzemeler arasında dengeli bir birliktelik sağlandığında şık ve samimi bir atmosfer oluşturmak hedeflenmelidir. Geçmişe dönüş bağlamında ise yeniden rattan sandalye ve aydınlatma kullanımları bu İskandinav etki ile birleşince modern ve sıcak mekanlar oluşturacaktır. Tasarım lambader ve masa lambaları, el emeği seramik ve cam vazolar, heykeller, saksı çiçekleri özellikle skulentler mekanlarımızı yine renklendirmeye devam edecektir.

Son olarak 2018’de duvar yüzeylerinde duvar kağıdı gibi hareketli dokular kullanmak yerine soft duvar renklerinin üzerinde modern ressamların grafik çalışmaları ve yağlı boya çalışmaları yeniden ön plana çıkacaktır.